|
Hawking'den İbn Sina'ya Tanrı ve Fizik / Carroll (İngilizce) |
|
Yazar Administrator
|
|
Wednesday, 18 June 2008 |
|
The twin pillars of every civilization are religion and science. Contemporary cosmological theories, especially discourse about the origins of the universe, reveal the continuing encounter between physics and theology. It is a discourse which interests thinkers of our own age as much as it did those in the Middle Ages. I should like to sketch some of the current discussion in order to suggest how the contemporary world can learn a great deal from mediaeval analyses of the relationship among physics, metaphysics, and theology. In fact, to go from Stephen Hawking to Avicenna is, in an important sense, to go from confusion to clarity... |
|
Devamını oku...
|
|
|
Dante'nin İlâhî Komedya'sı ve İslâm Düşüncesi / Cantor (İngilizce) |
|
Yazar Administrator
|
|
Wednesday, 18 June 2008 |
I want to discuss Dante's debt to Islamic thought in general and to one Islamic philosopher in particular. 5 This may seem like a recondite subject, one that will lead me away from the center of Dante studies. In many ways it will, but I hope that I have already suggested its larger importance. The charge against the Western canon is that it is Eurocentric and works to exclude all non-Western cultures. No figure is more firmly entrenched than Dante at the center of the Western canon. What happens if we can show that Dante displays a secret and even sometimes a not-so-secret sympathy for and affinity with Islamic thought?... |
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Seküler Bilime Karşı Kutsal Bilim: Nasr'ın Yaklaşımı / İ. Kalın (İngilizce) |
|
Yazar Administrator
|
|
Wednesday, 18 June 2008 |
Cosmos as a self-disclosure of the Divine can be grasped, according to Nasr, only by what F. Schuon calls the 'symbolist spirit' which has been lost in the modern world. The symbolist outlook shared by all the traditional sciences is based on the epistemological premise that the reality of things is more than how it appears to us. Just as the reality of God is not limited to His creation, the reality of the natural world is also not confined to the analysis and classification of natural sciences. In fact, the meaning of the cosmos can be made explicit only when one sees it as more than its quantitative sum. A crucial implication of this premise is obviously the rejection of modern empiricism... |
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
İslâm ve Modern Bilim / Nasr (İngilizce) |
|
Yazar Administrator
|
|
Wednesday, 18 June 2008 |
|
Modern science is successful in telling you the weight and chemical structure of a red pine leaf, but it is totally irrelevant to what is the meaning of the turning of this leaf to red. The ``how’’ has been explained in modern science, the ``why’’ is not its concern. If you are a physics student and you ask the question, `what is the force of gravitation?’, the teacher will tell you the formula, but as to what is the nature of this force, he will tell you it is not a subject for physics. So [science] is very successful in certain fields, but leaves other aspects of reality aside. |
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Mukaddime - 01 / İbn Haldun (Arapça - Tam Metin) |
|
Yazar Administrator
|
|
Wednesday, 18 June 2008 |
|
اعلم أن فن التاريخ فن عزيز المذهب جم الفوائد شريف الغاية إذ هو يوقفنا على أحوال الماضين من الأمم في أخلاقهم. و الأنبياء في سيرهم. و الملوك في دولهم و سياستهم. حتى تتم فائدة الإقتداء في ذلك لمن يرومه في أحوال الدين و الدنيا فهو محتاج إلى مآخذ متعددة و معارف متنوعة و حسن نظر و تثبت يفضيان بصاحبهما إلى الحق و ينكبان به عن المزلات و المغالط لأن الأخبار إذا اعتمد فيها على مجرد النقل و لم تحكم أصول العادة و قواعد السياسة و طبيعة العمران و الأحوال في الاجتماع الإنساني و لا قيس الغائب منها بالشاهد و الحاضر بالذاهب فربما لم يؤمن فيها من العثور و مزلة القدم و الحيد عن جادة الصدق و كثيراً ما وقع للمؤرخين و المفسرين و أئمة النقل من المغالط في الحكايات و الوقائع لاعتمادهم فيها على مجرد النقل غثاً أو سميناً و لم يعرضوها على أصولها و لا قاسوها بأشباهها و لا سبروها بمعيار الحكمة و الوقوف على طبائع الكائنات و تحكيم النظر و البصيرة في الأخبار فضلوا عن الحق و تاهوا في بيداء الوهم و الغلط و لا سيما في إحصاء الأعداد من الأموال و العساكر إذا عرضت في الحكايات إذ هي مظنة الكذب و مطية الهذر و لا بد من ردها إلى الأصول و عرضها على القواعد.
|
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
İslâm Tarihi ve Medeniyeti Kaynakçası (Çok Dilli) |
|
Yazar Yusuf Kaplan
|
|
Wednesday, 18 June 2008 |
|
Islamic History and Civilizations (Web adresi: http://www.islamfortoday.com/history.htm) "When we study Europe's Middle Ages, we seldom include Spain (at least not until after the "reconquest"). Our libraries abound with books on the Middle Ages, but try to find in any of them a single word about daily life and customs in Spain. It is as if later historians, in order to justify a uniquely "European history", ignored the fact that a vibrant and brilliant civilization created by "Others"—by Arabs, by Muslims, by Jews—by brown and black people—not only existed in Europe, but without whose contributions the region could not have become what it did. When we talk about "Europe's" Renassiance, we never think of its beginnings in Spain several centuries before it reached Italy. It's as if we lopped off a good 1000 years of history—or at least amputated it from Europe. Nothing could be farther from the truth." From the introduction to A Medieval Banquet in the Alhambra Palace, Audrey Shabbas, editor, AWAIR, 1991.
|
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
İslâm Düşüncesinin Ana Metinleri (Çok Dilli) |
|
Yazar Yusuf Kaplan
|
|
Wednesday, 18 June 2008 |
|
|
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
İslâm Medeniyetinde Matematik-Bibliyografya (İngilizce) |
|
Yazar Administrator
|
|
Wednesday, 18 June 2008 |
|
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Administrator
|
|
Saturday, 14 June 2008 |
|
İnsanda, tâbiat, nefs, kalp, ruh ve sır denilen beş mertebe vardır. Tabiî yöneliş, tabiatın güzel sesini dinleme ve mütalaasından doğar ki, ona şehvet derler. Nefsanî yöneliş, nefsin nağme ve ezgilerini dinleme ve mütalaasından doğar ki, ona hevâ derler... Ve kalbî yöneliş, kalbin, semâ halindeyken Hakk’ın fiillerinin nurunu mütalaa etmesinden doğar ki, ona aşk derler. Ve ruhanî yöneliş, ruhun, semâ’dayken Hakk’ın sıfatının nurunu mütalaası sebebiyle doğar ki, ona muhabbet, huzur ve sükûn derler. Ve sırrî yöneliş, sırrın, semâ vaktinde Hakk’ın zatının nurunu müşahedesi vasıtasıyle doğar ki, ona “üns” derler... |
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Bir İletişim Felsefesine Doğru... |
|
Yazar Yusuf Kaplan
|
|
Friday, 13 June 2008 |
|
Artık demokrasi değil, genelde medyokrasi’den, özelde ise teleokrasi’den sözedebiliriz. Demokrasinin şeklî olarak olmazsa olmaz en temel ilkesi “halk iradesi” olgusu, karikatürize edilmiş; böylelikle, medyaya hâkim olan güçler, istedikleri siyâsî gücü iktidara taşıyabilecek manevraları medya üzerinden ve medya sayesinde yapabilecek bir güce kavuşmuşlardır. İşte yeni sömürgeciliğin adı ve aracı/sı, bu medyatik sömürgecilik fenomenidir... |
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Tekno-paganizm: Öküz'e B/akan T/ren |
|
Yazar Yusuf Kaplan
|
|
Friday, 13 June 2008 |
|
Bugün Batı toplumlarında Hıristiyanlığın etkisinin ve rolünün son derece azalması, yeni paganizm biçimlerinin hayatın her alanına ve toplumun her kesimine, özellikle de geniş gençlik kitleleri arasında hızla yayılmasına neden olmaktadır. Postmodernliğin ürünü olan her şeyi izafileştirici, hazzı hayatın merkezine yerleştirici, toplumu atomize edici, bencil, çıkarcı insan, zaman, mekan, dünya ve hayat algısı, Batı toplumlarında yeni paganizm biçimlerinin yegane varoluş ve dünya tasavvuru haline gelmesine imkân tanımıştır. |
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Peygamberler, Medineye Medeniyet Tohumları Ekerler |
|
Yazar Yusuf Kaplan
|
|
Sunday, 15 June 2008 |
|
Medine, peygamberlerin yurdudur. Peygamberler, medineye, medeniyet tohumları ekerler. Medeniyet tohumları, medinenin hayatiyetini sürdürme kaynaklarıdır. Hayatiyetini sürdüremeyen medine, hayatını da, dolayısıyla varlığını da yitirmekten kurtulamaz. Medeniyetin yitmesi, medinenin çökmesiyle, dinin de çözülmesi ve yok olmasıyla sonuçlanır. |
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Tarih, Hakîkat ve Medeniyet |
|
Yazar Yusuf Kaplan
|
|
Sunday, 15 June 2008 |
|
İslâm, Mekke sürecinde kitap aşamasını, Medine sürecinde mîzân aşamasını, medeniyet sürecinde ise hadîd aşamasını hayata ve harekete geçirir ve mükemmel / kâmil insan, toplum ve dünya / kâinât tasavvurunun her hâl ve şartta hayatiyetini sürdürmesini mümkün kılar. Medeniyet sürecinin mevcûdiyetini yitirmesi, medine ve mekke süreçlerinin de hayatlarını ve hayatiyetlerini yitirmesine yol açar. Bunun en çarpıcı örneği, İstanbul’un yaşadığı travmatik tecrübedir |
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Peygamberler, Medineye Medeniyet Tohumları Ekerler |
|
Yazar Yusuf Kaplan
|
|
Sunday, 15 June 2008 |
|
Medine, peygamberlerin yurdudur. Peygamberler, medineye, medeniyet tohumları ekerler. Medeniyet tohumları, medinenin hayatiyetini sürdürme kaynaklarıdır. Hayatiyetini sürdüremeyen medine, hayatını da, dolayısıyla varlığını da yitirmekten kurtulamaz. Medeniyetin yitmesi, medinenin çökmesiyle, dinin de çözülmesi ve yok olmasıyla sonuçlanır. |
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Türkiye ve Türk Sineması İçin Anahtar: Pergel Metaforu |
|
Yazar Yusuf Kaplan
|
|
Friday, 13 June 2008 |
|
Pergel metaforu, bir ayağımızı sağlam bir şekilde buraya, kendi kültür, sanat, düşünce ve medeniyet dinamiklerimize basarak; diğer ayağımızla bütün dünyalara, kültürlere, medeniyetlere ve ufuklara açılmamızı sağlayacak; bize yaratıcı ruh ve kurucu irade kazandıracak; sinerji yaratmamıza yol açacak son derece imajinatif bir anahtardır... |
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Medine'den Medeniyete... Medeniyet Tasavvuru.... |
|
Yazar Yusuf Kaplan
|
|
Sunday, 15 June 2008 |
|
“Neden medeniyet?” sorusunun aynı zamanda cevaplarından biri de şu: Bu din sadece tek bir medine üretmek için, yani sadece Hicaz yöresinde ve Hicaz yöresine hapsolmak için gönderilmiş bir din değil. Sadece Arabistan Yarımadası’na gönderilmiş bir din hiç değil. Dolayısıyla bütün insanlığa hitap eden bir din. Başka Medinelerin de kurulması gerekiyor. Vicdan-i içtimainin geliştirilebilmesi için bütün gerçek anlamda vicdanen ve kürevî olarak kurulabilmesi, ancak medeniyetle olabilecek bir şey. |
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Tarih Felsefesine Giriş / Erol Özvar |
|
Yazar Yusuf Kaplan
|
|
Saturday, 14 June 2008 |
|
Bu beş aşamalı “doğuştan... çöküşe..” dayalı dönemlendirme çabasının yerine ben iki aşamalı, Batılılaşma paradigmasını eksene almayan iki aşamalı bir dönemlendirme modeli öneriyorum... |
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Osmanlılarda Matbaa: Bir Medeniyet Krizi Sorunu |
|
Yazar Yusuf Kaplan
|
|
Saturday, 14 June 2008 |
|
Ancak genelde Osmanlılarda matbaa, özelde ise matbaanın Osmanlılarca “resmi olarak” geç kullanılmaya başlanması sorunu, Osmanlıların yaşadığı medeniyet krizi ile ilişkilendirilerek anlamlandırılabilecek bir sorundur. Bu nedenle bu sorun, Osmanlıların yaşadığı medeniyet krizinin çeşitli boyutlarını göstermesi açısından oldukça önemli bir problem olduğu için konunun üzerinde önemle durulması gerekiyor. |
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Tanrı'sız Arazi'den İnsansız Araziye İnsanın Yokoluş Serüveni |
|
Yazar Yusuf Kaplan
|
|
Saturday, 14 June 2008 |
|
Modernlik, bir unutma çabası’dir: Tanrı’yı, kâinâtı, ruhu ve vicdanı unutma. Postmodernlik ise, unutmayı unutma hâli. Modernlik, hafızayı reddetme; postmodernlik ise, tam bir hafıza yitimi durumudur: Artık muhafaza edilecek, muhafaza edilmeye değecek hiçbir şey yoktur: Tek gerçeklik, “anything goes” (her şey mübah) motto’suyla özetlenen ve ifade edilen ve ucu, kaçınılmaz olarak nihilizme kadar varan izafî gerçekliktir... |
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Türkiye ve Türk Sineması İçin Anahtar: Pergel Metaforu |
|
Yazar Yusuf Kaplan
|
|
Friday, 13 June 2008 |
|
Pergel metaforu, bir ayağımızı sağlam bir şekilde buraya, kendi kültür, sanat, düşünce ve medeniyet dinamiklerimize basarak; diğer ayağımızla bütün dünyalara, kültürlere, medeniyetlere ve ufuklara açılmamızı sağlayacak; bize yaratıcı ruh ve kurucu irade kazandıracak; sinerji yaratmamıza yol açacak son derece imajinatif bir anahtardır... |
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 18 June 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|